Çok korkak insanlar.
Korkuyor bazen insan.
Kendi karanlığından.
Eğer aydınlatacak birisi yoksa.
İnsan korkuyor karanlıktan,
Işığını bulamamışsa.
Eriyip bitmişse mumu,
Eriyip gidiyor insan.
İnsan korkuyor yalnızlıktan.
Yalnız kalmaktan.
Karanlıklara mahkûm olmaktan.
İnsan korkuyor,
İnsan olmaktan!
Utanıyor insan olandan.
İnan hayvanlar,
Daha üstün insanlarda.
İşte insanlar gözüm.
İsyanım, piçleşen kalplere.
Sözüm ulaşılmaz hayallere.
Aslında onca şeyi yazma sebebim;
Bilincim açık gibi, anlatabilirsem ne mutlu size.
Bir antidepresanı kolonya ile yuttuktan sonra başladı dehşet dolu hayaller.
Kafamda canlandırdığım o,
Tekrar tekrar gitii.
Defalarca tattım ayrılık denen illeti.
İçtim ayrılık suyundan,
Yedim ayrılık ekmeğini.
Yürüdüm yolundan ayrılığın.
Deşildi içim.
Parçalandı gönlüm.
Beraber altında ürüdüğümüz yağmur,
Bir kurşun misali,
Tenimi delip geçtiğini gördüm.
Acımda ki acizlik karınca da bile yoktu.
Her gün ezilme korkusu.
Yeni gelecek kötü bir haberi hazmedememe duygusu.
İşte ölüm arasındaki ince çizgiydi bu.
Mehmet Kaya
Sayaç
30 Haziran 2015 Salı
ÖLÜLERE KALP MASAJI YAPILMAZ
ÖLÜLERE KALP MASAJI
YAPILMAZ
Geceler uzun geceler yorgun
Ben yorgunum
Gençliğim bitik
Gençliğim yorgun
Bir çocukluğumdaydı hayatımdan zevk aldığım zamanlar
Bir çocukluğumda yorulmadım ben
Bir çocukken yılmadım
Bir çocukken yıkılmadım
Büyüdüm.
İnsanlar kalpsizleşti
Kalpler körleşti
Vicdan denen duygu
Çöpe atıldı gitti
Yaşanan güzel zamanlar
Yapılan güzel şeyler
Hepsi bitti
Herkes gitti
Çekip giden insanlar vardı
Çekip gitmeyi iyi bilen
Ölüm gibiydi
Bir daha olmayacaklardı
Bir daha kimse getirmeyecekti
Ve ben gitmeyecektim çekip gidenlere
Hem yetmez mi. ?
Bir Fatiha sadece
hem yetmez mi bir kez yıkılmak
yetmez mi bir kez ölmek
yaralarımız vardı
saranımız yoktu
yaralayanlarımız vardı
yarayı sever yanımız çoktu
yara suyu buzluğa koyarken içinde kalan bir parça kir
gibiydi
buz tuttuktan sonra o kiri çıkarmak için ya buzu kırmak
gerekirdi
yada eritmek buzu
ve biz ya kırılacaktık
yada eriyecek
oysa defalarca kez kırılmış
ve defalarca kez erimiştik
bitmiştik biz
biten bir sigara gibi kül olmuştuk
hani küçükken elimizi gökyüzüne kaldırıp dokunurduk ya
bulutlara
hani sevinirdik elimizin bulutlara değdiği gibi
hah ! işte
mutluluğa en az bulutlar kadar yakın
ve en az bulutlar kadar uzaktık
ulaşacakmışız gibi oluyordu ama
ulaşmak imkansızdı belki de
eğer organ olsaydı duygular
ve kalp en çok kullanılan organ olsaydı
ve benim kalbim mutsuzluk organı ile atardı
nefes al mutsuzluk
nefes ver mutluluk
burundan getirildi hayat
ağızdan verildi küfür
küfür et
nefes al
haykır nefes al
üzül nefes al
çıldır nefes al
şu lanet olası nefesi bir kez de yaşamak için al be oğlum
şu orospu çocuğu yaşamamızdaki en büyük faktörü bir kez de
yaşamak için al
her nefeste ölmek akıl karı değil
hangi çiçeğe su verdiysen kurudu. ?
her nefeste öldük ama
her nefes alışımızda bir hançer gibi saplandı yüreğimize
burnumuzdan getirdiler aldığımız her nefesi
her nefesi burnumuzdan getirdiler
hiçbir şeyin telafisi yoktu bu hayatta
yaptıkların için özür dileyemezdin
elinden gidenler için ağıt yakamazdın
elindekinin kıymetini elindeyken bilecektin
yaşamak için aldığın nefesin bile kıymetini bilecektin
yaşamın kıymetini
her şeyin değerini anlayacaktın koçum
ardından baka kalacağın şeyleri yapmayacaktın
ne fayda. ?
ölen birine kalp masajı yapmak. ?
ölmeden önce yapacaktın
pişman olmamak için elinden geleni ardına koymayacaksın
pişman olurum deyipte yapmadıklarınla kazanacaklarını
düşünmedin mi hiç.
Hiç mi aklına gelmedi bir kez dahi olsa kazanmak. ?
Alıştık ya kaybetmeye bir kere
Daha dünyaları verseler kazanamayız biz
Kaybettik bir kere
Ölüye kalp masajı yapılmaz bundan gayrı
Her şey zıttınadır bu hayatta
Dur bakayım bir insanın yanında
Bak göreceksin
Sol kolu sağ koluna
Sağ kolu senin sol kolunda kalacak
Hayatta da böyledir bu
Mutlu birini görünce mutsuz olursun
Kıskanırsın onu
Mutsuzu görürsen
Mutlu olur musun bilmem ama
Ben olurum büyük ihtimalle
Hep ben mi üzüleceğim. ?
Hep ben mi kırılacağım. ?
Hep ben mi küfürlerde boğulup
İsyanlarda kaybolacağım.
Bu hayatta her şey tersinedir
Güne mutlu başlarsan mutsuz olursun
Mutsuz başlarsan mutlu olursun
Her sabah mutlu uyandıktan sonra
Günün diğer vakitlerinin ağzıma sıçma gibi bir yetenekleri
var.
Bu hayatta tersine olmayan bir şey varsa
Eğer sürekli devam eden bir şey varsa hayatımda
Eminim ki bu mutsuzluktur
Eminim isyandır bu
Bir isyan olarak kalacak defterimde
Bu şiir haykırıştır yine
Bu şiir yalnızlık
Belki bu şiir yalnız kalmışlara dostluktur
Bu şiir, şiirden başka her şeydir
Ve ben bunları yazarken mutsuzumdur.
-Mehmet Kaya
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

